Sadullah Kısacık: “200 TL’nin Değeri 131 Dolar’dan 4,5 Dolara Düştü”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu’nda ekonomik krizi sert sözlerle eleştirdi. Kısacık, en büyük banknot olan 200 liranın alım gücündeki dramatik erimeyi çarpıcı rakamlarla ortaya koydu.
Yayınlanma Tarihi 22 Mayıs 2026,
Son Güncelleme 22 Mayıs 2026
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda ekonomik gidişat masaya yatırıldı. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, kürsüden yaptığı konuşmada halkın alım gücündeki erimeye dikkat çekti. Kısacık; yüksek enflasyon, yanlış kur politikaları ve gelir adaletsizliğinin dar gelirli vatandaşı ezdiğini ifade etti. Özellikle Türk lirasının döviz karşısındaki değer kaybını çarpıcı bir örnekle açıkladı. Bu nedenle, vatandaşın cebindeki paranın yıllar içinde nasıl buharlaştığını gözler önüne serdi. Ayrıca deneyimli siyasetçi, ülkedeki yaşam maliyetinin artık taşınamaz bir boyuta ulaştığını sözlerine ekledi.
“Cebimizden Çalınan 126 Dolar Nerede?”
Türk lirasının satın alma gücündeki erimeyi en büyük banknot üzerinden örnekleyen Sadullah Kısacık, cüzdanlardaki kaybı rakamlarla paylaştı. Paranın tedavüle girdiği döneme ait verileri hatırlattı. Özellikle paranın ilk çıktığı dönem ile günümüz arasındaki uçurumu net şekilde ortaya koydu. Kısacık, “200 TL, 1 Ocak 2009 tarihinde tam 131 dolar ediyordu. Bugün ise maalesef 4.5 dolar bile etmiyor. Soruyorum size, cebimizden çalınan o 126 dolar nerede?” dedi. Bununla birlikte, bu erimenin halkın sofrasından ve geleceğinden eksildiğini önemle belirtti.
Adanada.NET ekibi olarak verileri inceledik. Ulusal para birimlerinin küresel rezerv para birimleri karşısındaki değer kayıpları, ithalata bağımlı piyasalarda iğneden ipliğe her ürünün fiyatını doğrudan katlıyor. Aynı zamanda, bu durum hanehalkı tüketim harcamalarında gıda ve enerjinin payını %60 seviyesine kadar yükseltiyor.
“Bayramda Memlekete Gitmek Bile Artık Lüks Oldu”
Vatandaşın sosyal ve kültürel hayatının tamamen kısıtlandığını dile getiren Sadullah Kısacık, günlük yaşam standartlarındaki düşüşü anlattı. Özellikle normal insani aktivitelerin bile dar gelirliler için hayal olduğunu kaydetti. Kısacık; bu ülkede gezmenin, tatile çıkmanın ya da bayramda memleket ziyaretine gitmenin lüks haline geldiğini ifade etti. Buna bağlı olarak, anne ve babaların çocuklarıyla hafta sonu dışarıda basit bir yemek yemesinin dahi bütçeleri sarstığını net bir dille hatırlattı. Artık mutlu bir hayat sürmenin değil, sadece hayatta kalmanın maliyetinin arttığını vurguladı.
Saha gözlemlerimize göre, Adana ve çevre iller arası şehirler arası otobüs bilet fiyatlarındaki artışlar, bayram dönemlerinde memleket ziyaretlerini neredeyse imkansız hale getiriyor. Bu yüzden, yerel halk seyahat planlarını iptal ederek bayramı evlerinde geçirmeyi tercih ediyor.
Adanada.NET Analizi: Küresel Enflasyon Liginde Çukurova
Adana, tarım ve sanayi potansiyeline rağmen makroekonomik istikrarsızlıklardan en derinden etkilenen kentlerin başında geliyor. Özellikle Milletvekili Sadullah Kısacık’ın mecliste paylaştığı gıda enflasyonu verileri, Çukurova gibi bir tarım ambarında bile halkın gıdaya ulaşmakta zorlandığını kanıtlıyor. Adanada.NET perspektifinden baktığımızda, OECD verilerinde Türkiye’nin gıda ve enerji enflasyonunda açık ara dünya birincisi olması, yerel ticaret hacmini de doğrudan baltalıyor. Bu nedenle, asgari ücretli ve emeklilerin açlık sınırının altında kalması yerel esnafın kepenk kapatma riskini artırıyor. Sonuç olarak, meclis kürsüsünden yükselen bu ses, Adana sokaklarındaki ekonomik çığlığın resmi bir yansımasıdır.
“Emekli Açlık Sınırına Tepeden Bakar Gibi Bakıyor”
Açıklamasında açlık sınırı ile maaşlar arasındaki devasa uçuruma dikkat çeken Sadullah Kısacık, çalışma hayatındaki adaletsizliği özetledi. Özellikle açlık sınırının 34.587 TL olduğu bir dönemde asgari ücretlinin 28 bin TL ile geçinmeye çalıştığını ifade etti. Aynı zamanda, en düşük emekli maaşının bu sınırın sadece %60’ına denk geldiğini duyurdu. Öte yandan, “Emeklimiz aradaki bu büyük uçurum yüzünden açlık sınırına ancak uzaktan bakabiliyor” sözleriyle konuşmasını bitirdi.



