Sadullah Kısacık: Emekli Açlık Sınırının Altında Yaşıyor, İktidar Rekor Anlatıyor
Sadullah Kısacık: İktidar Rekor Anlatıyor, Emekli Açlık Sınırının Altında Yaşıyor
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda en düşük emekli maaşının 20 bin TL olarak belirlenmesine sert tepki gösterdi. Kısacık, iktidarın ekonomik büyüme söylemleri ile emeklinin yaşadığı yoksulluk arasındaki derin çelişkiye dikkat çekti.
Buna göre Kısacık, “Madem ekonomi büyüyor, neden emekliye açlık sınırının altında maaş veriyorsunuz?” diye sordu.
“20 Bin Lira ile Kim Geçinebilir?”
Kısacık, konuşmasının başında rakamın gerçek hayatla örtüşmediğini vurguladı. Ardından Meclis sıralarına seslendi.
“20 bin TL maaşla bugün kimse geçinemez. Bu salonda 20 bin lira ile geçinebileceğini söyleyen var mı?” dedi.
Bu soruya hiçbir milletvekilinden “Evet” yanıtı gelmedi. Bunun üzerine Kısacık, bu tablonun emekliyi derin bir geçim krizine sürüklediğini söyledi.
“Ekonomi Büyüyorsa Emekli Neden Fakirleşiyor?”
Kısacık, 2026 bütçe görüşmelerinde iktidarın sık sık ekonomik büyüme vurgusu yaptığını hatırlattı. Ancak sahadaki gerçeğin bunun tam tersi olduğunu belirtti.
Örneğin; millî gelir artıyor. Kişi başına düşen gelir yükseliyor. Merkez Bankası rezervleri büyüyor. Enerji üretimi rekor kırıyor. Turizm gelirleri zirveye çıkıyor.
Buna rağmen emeklinin her ay daha da yoksullaştığını ifade etti.
Bu nedenle Kısacık şu soruyu yöneltti:
“Bu kadar büyüme varken neden emekli açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediliyor?”
“Millet Zenginleşmiyor, Birileri Zenginleşiyor”
Sadullah Kısacık, iktidarın sunduğu göstergeler ile halkın sofrası arasındaki uçuruma dikkat çekti. Kamu kaynaklarının adil kullanılmadığını söyledi.
Ayrıca şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye zenginleşiyor deniliyor. Ancak millet fakirleşiyor. Emekli ve işçi açlık sınırının altında maaş alıyorsa, ortada bir adaletsizlik vardır. Bu tablo, milletin gelirinin adil paylaşılmadığını gösteriyor.”
Sonuç olarak Kısacık, emekliye insan onuruna yakışır bir gelir sağlanmadan hiçbir ekonomik başarının anlam taşımayacağını vurguladı.